Sayfalar

#kitap özeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#kitap özeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2016 Cumartesi

Çiçeklerimi Rüzgara Verdim & Debbie Macomber

Merhabalar,

Doğum günüm de gelen bu güzel kitabı ancak bu hafta okuyup yorumlayabiliyorum.




Sayfa Sayısı:462
Yazar: Debbie Macomber
Türü: Roman
Yayınevi : Martı Yayınları

Arka Kapaktan: 

Kaderin size gülmediğini düşünüyorsanız,birilerinden yardım beklemek yerine iç sesinizi dinlemenin vakti gelmiş demektir. Bu konuda hala şüpheleriniz varsa,her şeyi geride bırakıp uzun bir yolculuğa çıkan üç nesilden üç farklı kadının ilham veren hikayelerine kulak verin.

Çiçeklerimi Rüzgara Verdim,gönüllerde özel bir yeri olan ilk aşkları,tebessümle hatırlanan ilişkileri ve gençliğin saflığa bürünmüş heyecanlarını,kısaca hayatın desenini yüreklere işleyen bir roman.

En iyi intikam yaşamaktır...
( Sizce de öyle mi ? )

Gelelim yorumlarıma:

Kitabın ana karakteri Bethanne , kocası Grant tarafından başa bir kadın için terkedilir. Ama o yılmaz,hayata tutunmayı bırakmaz. Biri kız biri erkek iki çocuğu vardır. Hayatına devam edebilmek için parti dekorasyonculuğu işine girer ve tabir yerindeyse tırnaklarıyla kazıyarak ''Parties'' adlı şirketini kurar ve her şey iyi gitmeye başlar.

 Grant ile ayrılmışlardır ama hala annesi yani kayın validesi ile görüşmektedir.  Grant ile ayrılalı aradan 6 yıl geçmiştir ve bir gün Bethanne'yi eski kayın validesi çağırır. Ülkeyi boydan boya gezip yıllardır hayalindeki dünya turunu gerçekleştirmek istediğini ve bunu yaparken onun ile birlikte gelip gelmeyeceğini öğrenmek ister. Bethanne kayın validesi Ruth ile gitmeye karar verir. Olaylar öyle gelişir ki kızı Annie de onların bu turuna katılmaya karar verir.

Bu sırada bu olaylar olurken Grant,Bethanne'den yeni bir şans ister. Yaptığı hatayı anlamıştır.Onunla yeniden barışmak ister ama Bethanne 'nin bir tarafı onu bağışlamış olsa da ne yapacağını bilemez.
Bu gezide aslında bunu da değerlendircektir.
Fakat macera dolu gezi de Max adın da biriyle tanışır.
Oğlunun düğün gününe kadar hayatı için bir sonuca varmaya karar verir.

Grant'ın tüm çabası işe yarayacak mı?
Yoksa tesadüfen tanıştığı Max ile mi hayatına devam edecek?
Ya da çok farklı bir son mu var?


*Kitabın konusunu çok beğendim.
*Yazarın dili çok akıcı. 3 gün de kitap rahat bitiyor.
*Kitabı ilk gördüğümde okuyasım gelmedi aslında. Nedense kapak tasarımı adı hiç hoşuma gitmedi bunu belirteyim.
*Kendim kitap alırken önce arka kapak yazısına bakarım. Eğer o yazı beni etkilediyse alır okurum. Önce den de bunu belirtmişimdir.

*Arka kapak yazısını okuduğum da bu kitabı alır mıydın dedim kendi kendime?
Net bir cevap veremedim. İçindeki hikayeyi okuduktan sonra daha güzel bir arka kapak yazısı olmalıydı dedim.

-Kısacası kitabın hikayesini beğendim ama dış unsurlar daha iyi olmalıydı diye düşünüyorum.


--En iyi intikam yaşamaktır demiş arka kapata son cümle de bu beni çok düşündürdü nedense--

Burcum,canım arkadaşıma bu güzel roman için tekrar teşekkürler. Güzel seçim olmuş :)

10/7


Aramız da bu kitabı okuyanlar var mı?
Yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler,

Öpüldünüz.




14 Temmuz 2016 Perşembe

Utanç Odası-İtiraf & Chrysiida Dimoulidou

Merhabalar,

 Daha önce yazarın 1.kitabı olan Utanç Odası-Masumiyet adlı kitabı okuyup sizlere yorumlamıştım. Şimdi serinin 2.kitabı olan Utanç Odası-İtiraf adlı kitabı yorumlayacağım. 


Sayfa Sayısı:300
Yazar: Chrysiida Dimoulidou
Türü: Roman
Yayınevi : Pena Yayınları
Arka Kapaktan: 

Gerçeği söyleyen herkese seslenme zamanı geldi.Delirme noktasına gelmiş ya da sinirleri harap olanları açıklama zamanı. Fakat gerçeği paranoyayla özdeşleştirenler,bunu açıkça söylemeye cesaret edene şaşkın şaşkın bakanlar var. Şunu da söylemeliyim,gerçeği açığa çıkarmak için mücadele edene acıyoruz. Bir kimse ne kadar içten ve dürüstse,o kadar tuhaf ve akılsız görünüyor.Gerçek bizi ilgilendirmez,bunu bilmeyi istemeyiz. Çoğumuz evimizin güven çemberinde yaşamayı,dışında olan kötü şeylere aldırmamayı öğrendik.Eğer birini korumak gerekiyorsa sükut elbette altındır,lakin birini ıssızlığa sürüklediğinde değil.


Gelelim yorumlarıma:

İkinci kitapta geçmişin gölgeleri perdeleniyor. Sırayla Dimitra,Anastasia ve Mirto'nun yaşadıkları kaleme alınmış.
Yazar bence gerçekten çok iyi kaleme almış. Elimden düşüremedim kitabı. Eeee ya sonra noldu naptılar diye diye okudum.
Babalarına o kadar sinir oldum ki olmaz olsun böyle baba lanet herif ... dedim çoğu bölümde.
Günlük yaşamda böyle haberleri sık sık duysak ve üzülsekte yok artık ya nasıl olur dedim yinede.

Yaşadıklarını belki şuan anladınız ama spoiler vermeyeceğim. Okuyun beğeneceksiniz. Kızların yaşadıklarından sonra nasıl mücadele ettikleri neler yaptıkları kaleme alınmaya devam edilmiş.

Kitabın sonlarına doğru annelerinin yanlarına gittikten sonra oradan ayrılıp yaşamlarına geri döndükten sonra geçmişin yeniden gün yüzüne çıkmasıyla kötü günler 3 kız ve ailelerini üzmeye devam eder.

Artık üç kız mahkemededir ve anlatır anlatır dinlerler..
Sonu tam da istediğim gibi bitti.

10/7

Aranızda bu kitabı okuyan kimler?
Yorumlarınız benim için kıymetli..

Öpüldünüz,

Sevgiler..

13 Haziran 2016 Pazartesi

Utanç Odası- Masumiyet & Chrysiida Dimoulidou

Merhabalar,

Yazarın ismini hiç duymadım açıkçası. Böyle olunca bazen insan bir ön yargıyla eline alıyor kitabı. Yurt dışında kitap 600 sayfalık tek kitap halinde satılmaktaymış. Türkiye'de ise kitap 2 bölüme ayrılmakta.

1. kitap :Masumiyet
2.kitap: İtiraf





Sayfa Sayısı:304
Yazar: Chrysiida Dimoulidou
Türü: Roman
Yayınevi : Pena Yayınları



Arka Kapaktan: 

Bir çocuk içinde art niyetsizliği,saf ruhu  taşır; birinin acısını ve kaygısını emmeye hazır küçük bir sünger gibidir. Bir çocuk, her olumsuz hareketi kendine çeken mıknatısa benzer. Başını okşaman,masum küçük gözlerine bakman,sana gülümsemesi için yeterlidir,o zaman tüm dünya onun olur... Bir çocuk evinin duvarlarından ve küçük köyünün sınırlarından öte başka hiçbir şeyi görmemişse neyi bilebilir?

Utanç Odası,Messinya'da küçük bir köyde zalim bir babanın ve zayıf bir annenin gölgesi altında yaşayan üç kız kardeşin hikayesi.




Gelelim yorumlarıma:

Kitabın başından neredeyse sonuna kadar olayı çözemiyorsunuz. Açıkçası ben tam çözemedim. Spoiler vermek istemem ama bir ara babası yok olduğu için acaba babalarını mı öldürdüler diye düşündüm ama şuan ikinci kitaba başladığım için asıl olayı öğrenmiş oldum.

 Bu 1. kitapta 3 kız kardeşin babaları gittikten sonraki hayatlarındaki değişimden daha çok bahsediliyor.İlk kitapta babaları gitmeden önce katı,kötü,sinirli kısacası kötü huylu bir karakter olduğunu anlayabilirsiniz. Anne ise ben açıkçası cahilliğine veriyorum tüm bunları;kocam ne derse o doğrudur. O döverse haklıdır. O kötü diyorsa kötüdür. O bilir o eder anlayışında olan bir kadın ''anne''.

Neyse ki 3 kızda evlenip dünyanın 3 ayrı kıt'asına giderler. Eski yaşantılarına göre burada oldukça huzurlular. Başlarda birbirleriyle iletişim halinde olmalarına rağmen sonra bu kopar. Ta kii köyden annelerinin hasta olduğu hatta ölmek üzere olduğu haberi gelene kadar.

Üç kız kardeş istemeseler de ev ile ilgili bazı evrakları da imzalamaları gerekeceği için köye annelerinin son günlerinde onu görmeye giderler. Her şey çok değişmiştir. Çocukluklarında ki o evin görüntüsüyle şuan ki evin arasında milyon fark vardır belkide..

Daha fazla yorum yapamıyorum çünkü bu kitapta daha çok kızların evlendikten sonraki yaşamları anlatılmış. Asıl olaylar ikinci kitapta desem yeridir.onu da bitirir bitirmez yorumlayacağım.

Yazarı bilmediğim için beğeneceğimden terettüt etmiştim ama anlatımı,dili gayet akıcıydı.
okumaya değer.

10/6

Okuyanlar var mı ?
Yorumlarınız benim için kıymetli..

Öpüldünüz.

Sevgiler..