Sayfalar

20 Ağustos 2014 Çarşamba

İncir Kuşları / Sinan Akyüz

Merhabalar,
Öncelikle şunu söyleyeyim Sinan Akyüz'ün okuduğum ilk kitabı bu. Bir kitapta ilk dikkatimi çeken ; kitabın kapağı,adı olmuştur hep. Bu konuda da kitap kapağı tasarımı renkleri çok çekici gözüktü gözüme açıkçası.


Kitabın arka kapağından:

Aynı ırktan geliyorlardı. Aynı dili konuşuyorlardı. Bir tek dinleri farklıydı. Biri Müslüman Boşnak genci,diğeri ise Hristiyan Sırp'tı. İkisi de konservatuvardaki aynı Boşnak kızına aşık olmuşlardı. Ve bir gün bu iki genç, güzeller güzeli Suada'ya aşklarını ilan ettiler.Ancak gençlerden biri aşkına karşılık bulmuş,diğeri ise ''Kalbimde iki kişiye yer yok'' cevabını almıştır.

Takvim yaprakları 6 Nisan 1922'yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere.. Suada patlak veren savaşın estirdiği rüzgarda adeta savrulan bir yaprak gibiydi. Savruldu,savruldu,savruldu...Sonra kader onu bir zamanlar 'hayır' dediği genç adamın eline esir düşürdü. Genç adam, o gün ela gözlü çöl ahusuna bakmış ''Kader bizi ne inanılmaz bir şekilde birleştirdi,görüyor musun Suada?'' demişti.

Modern zamanlarda Avrupa'da yaşanmış bir soykırımda,
kadere inananların romanıdır İncir Kuşları..

Bu kitap tamamen gerçeklere dayanmaktadır.

Sayfa Sayısı: 320

Alıntılarım: 

Sayfa 19:

''Hayatında ilk kez gördüğün birine ömrünü adarsın; içine düştüğün bu komik durumu, yıllar geçse bile anarsın.''

Sayfa 62:

 Başkaları gibi yosma gönüle sahip değilim ki ben.

(Modern zamanın aşkları böyle değil sözüm onlara gitsin diye bu alıntım) 

Sayfa 70:

''Bir kadının saf güzelliği,sabah yataktan kalktığında belli olurmuş.
Seninle evlenecek olan erkek daha gözünü açar açmaz,su gibi berrak yüzünde dünyanın güzelliğini görecek.Ah,ah! Kim bilir o erkek ne kadar şanslı biri olacak.''

Sayfa 72:

''Tabiatın mevsimleri gibi aşkın da mevsimleri var.Bazen yazın ortasında kışı, bazen de kışın ortasında yazı yaşarsan....

Sakın unutma! Erkekler bir müzik kaseti gibidir. Onları ilk dinlemeye başladığında seni çok hoş duygular içine sokarlar,ayaklarını yerden keserler. Sonra..Bir gün,bir de bakmışsın ki bant tam orta yerinden kopmuş. Bir başına öylece kalakalırsın.'' 

Sayfa 73:

' ''Gönül ağız açınca,dil konuşmaz olur,susarmış, '' derler. Ben de sustum o anda. '  

Sayfa 105:

 ''Dil kalbin aynasıdır derlermiş.Dil cambazlığın kalbimden,bu kalbim de aşk evimin sahibesinden besleniyor. '' 

Sayfa 120: 

'' Bir insan yeteri kadar cesur değilse aşka bulaşmamalı,ağızdan çıkan bir söz de her şeyi silip bir kenara atmamalı.''


Bu alıntılar üzerine kitabın içeriğini anlamışsınızdır diye düşünüp çok bir yorum yapmak istemiyorum. Çok güzel kaleme alınmış,çok ama çok güzel anlatılmış  roman bence. Bir çırpıda okunacak akıcı dili olan bu kitabı herkese tavsiye ederim.

Sevgiler...



5 yorum:

  1. benim de çok beğendiğim bir kitap olmuştu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer kitaplarını okudunuz mu peki? tavsiye eder misiniz ?

      Sil
    2. okudum 3 kitabını daha ancak en beğendiğim bu oldu , şahikalıyı zorlama , iki kişilik yalnızlığı iyi, aşk meclisini samimiyetten azcık uzakta bulmuştum diye hatırlıyorum ama tamamen kişisel :D

      Sil
    3. Kitaplarım azalınca bir bakayım o zaman :) Teşekkür ederim.

      Sil
  2. Süper bir kitap benim bloğumda da var yorumu. Kisacasiherseyburada.blogspot.com

    YanıtlaSil