Sayfalar

zülfü livaneli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zülfü livaneli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2014 Cumartesi

Son Ada/ Zülfü Livaneli

Merhabalar,



Zülfü Livaneli'nin bu okuduğum kaçıncı kitabı bilmiyorum ama öncelikle iyi ki kitapların var diyorum.

Bu kitabında;

Her zaman gündemimizde olan bir konuya yer vermiş SİYASET VE İNSANLAR. Aslında Son Ada 'nın insanları şehrin ve insanların kötülüğünden,siyasetten kaçıp buraya gelmiş insanlardır. 

Bu adada onlar için huzur,mutluluk,neşe,dostluk vardır.Siyaset,diktatörlük bu adanın insanları için uzaktadır. Tabi ki bir zaman sonra onlar istemese de her şey tersine döner. 
Emekli olan diktatör başkanımız adaya gelene kadar her şey güllük gülistanlıktı. Başkan adaya gelince önce ağaçlar,sonra martılar ve yavaştan insan ilişkileri-insanlar değişmeye başlarlar.

Zülfü Livaneli'nin diğer kitaplarıyla kıyaslayacak olursam bu kitap biraz daha yavaş gitti benim için.
Bir Serenad ya da Leyla'nın Evi'ni okurken ki heyecanı bulamadım.
Ama kitabı yine de beğenmedim diyemem kurgusu güzeldi.

Sayfa Sayısı : 183
Yayınevi: Doğan Kitap


Sizler okudunuz mu?

Öpüldünüz..

Sevgiler..

24 Ocak 2014 Cuma

Zülfü Livaneli-Leyla'nın Evi

Merhabalar,

Yine ben ve yine bir Zülfü Livaneli kitabıyla karşınızdayım: )
Telefonum 1.5 ay sonra elime geçti sonunda , artık okuyup da yorumla yamadığım kitapları yorumlama vaktim geldi..


Kitabı Dnr ' dan aldım.
13.5 tl idi.
Ayrıca 25 TL'ye kargo ücreti ödemiyorsunuz. O yüzden bunu belirtmeden geçmeyeceğim. 

Kitabın Konusu : 

Zülfü Livaneli, bu kitabında her biri ayrı bir dünyadan gelen insanların hayatlarını bir İstanbul romanında kesiştiriyor.. 
Boğaziçin'de Bosnalılar Yalısında doğup büyümüş paşa torunu Leyla Hanım, yalının yeni sahibi Ömer Cevheroğlu tarafından sokağa atılır ve mahallenin çocuklarından gazeteci Yusufun Cihangirdeki bekar evine sığınmak zorunda kalır.Yusuf'un sevgilisi Roxy -Rukiye- Almanya'dan gelmiş hip-hop tarzında müzik yapan Almancı bir kızdır. 
Leyla Hanım,yalının yeni sahipleriyle görüşmeye çalıştığı bir gün, Ömer Beyin babası,Kazızade Konağının emektar vekilharcı,dört kuşaktır konaklarda hizmetkarlık yapan bir aileden gelen Ali Yekta Bey ile tanışır. 

Her biri ayrı bir dünyadan gelen bu insanların hayatlarının kesişmesi,onları hem kendilerini hem de birbirlerini değiştirecekleri,kimi zaman acılı kimi zaman eğlenceli bir sürece sokacaktır.

 Leyla'nın Evi , bir yanıyla da ''ev'' üstüne bir roman: ''Çünkü imparatorluk yıkılırken bütün Osmanlı tebaası acı çekti ve herkes birbirinin evine yerleşti.''


Sayfa Sayısı: 284
Baskı Yılı: 2012
Yayınevi: Doğan Kitap

İşte kitabın özeti böyle..Gelelim benim düşündüklerime:
Kitabın dili gene muhteşemdi bence. O kadar akıcıydı ki 2 günde bitirdim. Leyla'ya ya yeri geldi imrendim yeri geldi üzüldüm. Çok şey yaşamış her şeye rağmen ayakta durmayı başarmış. Herkesin saygı duyduğu,sevdiği bir hanım olmuş. Aslında şu zamanlarda da bu tip olaylar oluyordur belki de biz duymuyuyoruzdur diye düşündüm okurken. Zenginler fakirleri ezer; araya adamlarını sokar vs vs klasik senaryo. Leyla bir gün evini kaybeder sokakta valizi üstünde oturur. Bir çıkar yol arar bu hatayı kendince düzeltmeye çalışır. Yusuf gelir alır onu götürür. Ama yaşadığı yer hiç Leyla Hanıma göre değildir;ikisi de bunun farkındadır. Yusuf bu yüzden utanır ama Leyla'nın da gidecek yeri yoktur. 
Roxy başlarda Leyla Hanımı evde istemez. Roxy ' de çok şey yaşamıştır. Yaşadıklarından dolayı oluşan ön yargıdan dır tabi. Günler geçtikçe Roxy aslında Rukiye Leyla'yı;Leyla Rukiye'yi tanıdıkça aralarında bir şeyler değişir bir bağ oluşur : sevgi bağı bence.. Leyla zaman zaman geçmişe döner evine duyduğu hasret onu yer bitirir adeta.. Sonunda evine de döner ama...? Öyle işte bir ama var ki.. O ama üzücü bazı olaylar diyeyim gerisini okuyupta görün. 

Harika bir kitaptı.

Okuyanlar var mı ?

Sevgiler..


27 Kasım 2013 Çarşamba

Zülfü Livaneli- Bir Kedi,Bir Adam,Bir Ölüm # Okudum

Merhabalar,

Bir Zülfü Livaneli kitapları aşkına tutuldum denebilir. Serenad kitabından sonra tüm kitaplarını almaya başladım. Kumbara projem sağolsun !
Zülfü Livanelinin okuduğum 3.Kitabı Bir Kedi, Bir Adam , Bir Ölüm


9 Kasım 2013 Cumartesi

SERENAD-Zütfü Livaneli / Doğan Kitap

Merhabalar,

Zülfü Livaneli'nin okuduğum ikinci kitabıydı. Yine çok güzel yazmışsın ağzına sağlık :) 



İstanbul Üniversitesinde görevli bir kadın : Maya Duran
36 yaşında eşinden ayrılmış bir oğlu var adı : Kerem
 İstanbul Üniversitesi'nde Halkla İlişkiler görevini yürütmektedir Maya.

20 Ekim 2013 Pazar

Kardeşimin Hikayesi

Merhabalar...

D&R ın sayfasında çok satanların üst sırasında yer alan Zülfü Livaneli'nin yeni kitabı Kardeşimin Hikayesi .. Bu  ilk okuduğum Zülfü Livaneli kitabıydı.. Bu kadar geç kaldığıma üzüldüğüm ikinci yazar oldu kendisi. Para ve zaman bulduğumda yeni alacağım kitaplardan biri Serenad olacak..



Bayram çikolatam ve sütüm ile başladım kitabı okumaya.. 
Ne tahminler yaptım ah anlatsam gülersiniz ama okuyacak olanlara ipucu verir gibi olmasın haksızlığa gelemem tadı kaçmasın kitabın tek diyeceğim şey tahminlerim tutmadı. Belkide bir tanesini dolaylı yoldan tutturdum ama :D 
Gazeteci kızın sorularına güldüğüm çok oldu, hele sevgili icadı çok ilginçti ve kızın sevgiliyle tanıştığı zamanki halini düşünüyorum da..Gazeteci kızın gideceği vakitten sonra o kitap zaten bir saniye elimden düşmedi o merak.. Artık son belli olacak ama ben hala tahminlerde bulunuyorum.. Çok güzel kurgulanmış, teşekkürler Livaneli..

Sayfa Sayısı: 330
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğan 
Kitap


Kitap tanıtımı:


Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikaye  daha doğrusu hikaye içinde hikaye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalının kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. 


Kardeşimin Hikayesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.


'Hepimiz öleceğimizi biliriz ama öldürüleceğimiz aklımıza gelmez.' (sayfa 17)

'Aşk denen şey bazen yürür,bazen uçar;bazen koşar biriyle birlikte;bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; üçüncüyü buzdan heykele çevirir;dördüncüyü atar alevlerin içine.Birini yaralar; öldürür ötekini..Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benze.Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek olan kaleyi.Çünkü dayanacak güç yoktur karşısında. (sayfa 107)

'Karasevdayla aşk farklıdır birbirlerinden.Asıl tehlikeli olan karasevdadır.Araplar buna garam der.'(sayfa 108)


Okumanızı tavsiye ederim..


Görüşmek üzere..